Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde yarım asırdır el emeğiyle semer üreten 60 yaşındaki Mahmut Gökpınar, teknolojiye ve değişen yaşam koşullarına direnen zanaatının son temsilcilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Hayvancılığın gerilemesi ve tarımda makineleşmenin artmasıyla birlikte yok olma eşiğine gelen semercilik mesleği için endişelerini dile getiren Gökpınar, "Bir dönem şehirde onlarca usta vardı, şimdi parmakla sayılacak kadar azaldık" dedi.
Mesleğe adanan 50 yılı geride bırakan Mahmut Gökpınar, geçmişte Kahramanmaraş genelinde 30’a yakın semer ustasının faaliyet gösterdiğini hatırlattı. Günümüzde ise bu kadim zanaatı sürdürenlerin bir elin parmaklarını geçmediğini belirten Gökpınar, sektördeki daralmanın temel nedenini hayvancılıktaki düşüşe bağladı. Gökpınar, "Makineleşme süreci hayvancılığı, hayvancılığın azalması da doğrudan bizim işimizi vurdu. Semer kullanımı artık yok denecek kadar azaldı. Maalesef mesleğimiz sona doğru sürükleniyor" şeklinde konuştu.

Zanaatın gelecekte de yaşayabilmesi için mesleki eğitimin kritik bir rol oynadığını savunan Gökpınar, mevcut eğitim sisteminde çırak bulmanın imkansız hale geldiğini savundu. Gençlerin erken yaşta bir sanata yönelmesinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini ifade eden usta, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Zorunlu eğitim süreci nedeniyle artık yanımızda yetiştirecek çırak bulamıyoruz. Meslek liselerinin ve çıraklık sisteminin daha etkin şekilde yaygınlaştırılması şart. Özellikle akademik alanda ilerlemekte güçlük çeken gençlerimiz bir sanat dalına yönlendirilmeli. Bu hem kaybolan mesleklerin canlanması hem de gençlerin erken yaşta koluna altın bilezik takması için hayati önem taşıyor."
Semer yapımının tamamen el işçiliğine dayalı, zahmetli bir süreç olduğunu anlatan Mahmut Gökpınar, üretim aşamasında kullanılan malzemeler hakkında da bilgi verdi. Kaliteli bir semer için telis bezi, sığır derisi ile çınar ve kayın gibi dayanıklı ağaç türlerini tercih ettiklerini belirten Gökpınar, "Ustalık isteyen bu işte, hava şartları uygunsa bir semeri yaklaşık bir buçuk günde tamamlayabiliyoruz. Her aşaması göz nuru ve sabır gerektiriyor" diyerek mesleğin zorluğunu ve değerini vurguladı.
